Ahmet Gazi Zaviyesi
Beçin’in kent meydanı olarak nitelendirilebilecek bölgesinde yer alan Ahmet Gazi Zaviyesi, yapılan kazı çalışmaları ile ortaya çıkarılmıştır. Yapı, Ahmed Gazi Medresesi’nin karşısında, etrafı duvarlarla çevrili bir avlu içinde yer almaktadır. Yatay dikdörtgen plana sahip zaviye, Orhan Camii’nin batı duvarına bitişik olarak inşa edilmiştir.
Orhan Camii kuzey duvarının devamı gibi görünen çevre duvarı, batıya doğru 15 metre kadar devam ettikten sonra güneye yönelmekte ve sola bükülerek caminin avlu duvarına bitişmektedir. Batı cephede kalan bu avlu içinde ise bir yapı topluluğu bulunmaktadır. Beçin’in kesme taşlarla kaplı iki yapısından biri olan, özenli bir işçiliğe sahip bu yapının doğu duvarı, caminin batı duvarı üzerindeki iki pencereden güneydekinin önünü kapatmaktadır.

Yapının güney ve kuzey duvarı üzerinde kalan izlerden anlaşılan çökertmenin uzunluğu ile yapının kısa kenarlarının uzunluğunun kabaca birbirine eşit oluşu, yapının ortasında oluşturulan bu alanın bir kubbe ile örtülü olduğunu düşündürmektedir. Kubbeli alanın doğusunda ve batısında kalan uzantılar ise tonozla örtülü olmalıdır. Yapının güney duvarı ile Orhan Camii’nin batı duvarı arasında bir bitişme çizgisi mevcuttur. Bu durum, zaviyenin camiden sonra inşa edildiğini göstermektedir. Yapının, caminin batı duvarı üzerindeki iki pencereden birinin önünü kapatıyor olması da bu kanıyı pekiştirmektedir.
1553-54 tarihli vakıf kaydının da teyit ettiği gibi, Beçin’in kesme taşlarla kaplı bu ikinci yapısı da, karşısındaki medresenin bânîsi olan Ahmet Gazi tarafından, 14. yüzyılın son çeyreği içinde yaptırılmış olmalıdır.

Zaviye: Dini-tasavvufi inanç ve fikirleri yaymak, gelip geçenleri barındırmak, yedirip içirmek gibi hayır işlerini üstlenen bir şeyhin yönetiminde olan dînî ve sosyal kurum. Zaviyeler, Beylikler ve Erken Osmanlı Dönemi’nde yerleşim merkezleri dışındaki yollar üzerinde, bulunduğu bölgeyi sosyal açıdan canlandırmak ve güvenliğini sağlamak amacıyla da inşa edilmiştir. Bu yapılar için zaviye kelimesi dışında; tekke, hankâh ve dergâh gibi isimlerde kullanılmıştır.
